Buluşçuyu Anlamak Neden Zor?

Son dönemlerde girişimcilik eko sisteminin gelişmesi ile başarı ve başarısızlık hikayeleri de artmış durumda.

Genelde yazılım projelerinin daha çok desteklendiği hepimizin bildiği bir durum. Bu tür girişimlerde iyi bir fırsat yakalandığında finansal olarak büyük başarılar elde edilebiliyor. Fakat yazılım dışındaki alanlarda durum biraz daha farklı. Bu alanlarda henüz akıl perdelerimizi kaldırabilmiş değiliz. Bu sebeple de birçok tutkulu genç beyin, yaşadıkları olumsuzluklar sebebi ile çevrelerine küsebiliyor. Bazen kendi buluşlarına bile küsebiliyorlar. Çünkü bu buluş onlara hayalci, boş işlerle uğraşan, daha önemli işleri varken vaktini ve parasını gereksiz yerlere harcayan kişiler damgası vurulmasına sebep oluyor. Bu yaşananları doğru gözlemleyebilirsek doğru yaklaşımları da üretmemiz mümkün olur.

İddialı geliştirmeler veya icatlar yapıldığına dair söylemleri duyduğumuzda genellikle şöyle bir süreç yaşanır. Beynimizin, belli bilgi kalıpları çerçevesinde düşünme eğilimi vardır. Bu şekilde bireyin hem eleştirilme olasılığı azalır hem de beyin daha az enerji ile nicel olarak daha çok çıktı (duygu, düşünce) üretir. Fakat bu üretilen çıktılar benzer düşünce kalıpları kullanılarak üretildiği için de niteliksel olarak birbirine benzer. Bir birey, mevcut düşünce kalıpları dışına çıkarak yeni bir öneride bulunduğunda ise, daha önceki düşünce kalıplarına yıllarca yatırım yapılmış olması ve bu düşünce kalıplarının yenilenmesinin kabulü zor olması sebebi ile ilk tepki itiraz etmek olur. Bu tepki içgüdüsel ve doğal bir tepkidir. Fakat bu tepkiler gerçekten doğru bir öneride bulunan bireylere yanlış yaklaşımlarda bulunulması sonucunu doğurur.

Bu tür durumlarda buluşçuya yöneltilen söylemler genelde güvensizlik odaklı olur. Buluşçunun aslında diğer insanları kandırmaya çalışan veya kendini kandıran biri olduğu varsayılır. “Bugüne kadar kimse yapamadı ki sen nasıl yapacaksın?” , “Daha önce bunun düşünülmemiş olması imkansız...” ,  “Tarihte bu alanda dahi mucitler varken, onlar bunu düşünememiş de sen mi düşünebildin?” , “Muhakkak bunun bugüne kadar yapılmayışının bir nedeni vardır...” , “Daha tecrüben yok ki...”, vb. birçok söylemlerin ardında aslında “Sana inanmıyorum ve bunu ispat edeceğim çünkü benim düşünce kalıplarıma göre sen böyle bir yenilik yapamazsın” mesajı vardır. Bu durumda buluşçu hayal kırıklığı yaşar. Çünkü buluşçu buluşuna çok inanıyordur, çok heyecanlıdır ve çok büyük sorunları çözdüğünü düşünüyordur. Birçok senaryoyu ve deneyleri beyninde gerçekleştiriyordur. Herkesin de benzer heyecanı yaşayacağını düşünüyordur. Güvensizlik mesajları aldığında ise bunun öğrenilmiş kalıplar nedeniyle olduğunu anlayamaz. "Neden herkes buluşumun detaylarını değil de benim nasıl ve neden yapamayacağımı sorguluyor" diye düşünür. Bu yaşananlar aslında doğaldır. Çünkü buluşçu zaten farklı kalıplarla düşünebildiği için bu buluşu yapmıştır veya yapabildiğini düşünüyordur. Bir buluş ne kadar kalıplar dışına çıkarsa buluşçunun işi o kadar zorlaşır.

Peki böyle bir durumda buluşçuyu dinleyenlerin ne yapması gerekir? Önce buluşçunun başkalarını kandırmaya ve bu sayede prim yapmaya çalışan biri olduğu veya savı güçsüz bir hayalperest olduğu yanılgısının bir tarafa bırakılması gerekir. Evet, muhakkak ki içlerinde öyleleri de olacaktır, fakat bunu anlamak için de sorulması gereken sorular “Kimse yapamadı sen mi yapacaksın?” tarzı sorular değildir. Buluşçuya güvenmek, illaki buluşçunun önerdiği yeniliğin gerçekten doğru olduğunu kabul etmek anlamına gelmez. Buluşçuya güvenmek, onun inancına güvenmektir. Bu durumda ona yardımcı olacak doğru soruları sormak gerekir. Belki de buluşçu buluşunda önemli bir noktayı atlıyordur veya uygulamaya geçirilebilecek bir buluş değildir fakat bunu henüz görememiştir. İnsanlar tepki ile yaklaştığı ve onu yönlendirmediği sürece bu inancından ve hatalarından vazgeçme fırsatı bulamayacaktır ve enerjisini farklı bir alana yönlendiremeyecektir. Böyle buluşları dinleyen veya değerlendirilenlerin yaklaşım tarzı şu olmalıdır. “Önerdiğin konuda gerçekten bir yenilik yaptıysan bu çok etkili ve önemli bir buluş anlamına gelir. Bu kulağa çok heyecan verici geliyor. Takdir edersin ki bu öneri genel kurallara ve bilinenlere göre farklı olduğu için bunu nasıl yaptığını özümsemek ve gerçekten iddia ettiğin çıktıları üretebildiğini görmek gerekiyor. Bazı testleri gerçekleştirmek, maliyet boyutunu göz önüne alarak doğru planlamayı yapmak gerekir. Bu konularda çalışmaların varsa daha detay bilgi verebilir misin?

Böyle bir yaklaşımla karşılaşan buluşçu doğru verileri paylaşacaktır. Bu durumda iki ihtimal vardır; Birincisi gerçekten kimsenin göremediği yeni bir bakış açısı ile bir yenilik yapılmıştır. Bu durumda bu çalışma desteklenir ve sonuca ulaşması sağlanır. Diğer ihtimal ise buluşçunun aslında fark etmediği farklı bir konu vardır. Bu konu sebebi ile aslında sonuçlar doğru ölçülmemiştir. İkinci ihtimaldeki olumsuz senaryonun gerçekleşmesi durumunda bile çeşitli kazanımlar vardır. Yenilik önerisi olumsuz sonuçlansa bile buluşçu birçok deneyim kazanır. Bu deneyimlerden yeni bir fikir ve çalışma üretebilir. Bir diğer kazanım da, çalışmalarını tamamen sonlandıracak olması durumu olsa bile her senaryoyu denemiş biri olarak içi ferah bir şekilde farklı alanlarda çalışmaya yönelebilir. Bu süreci yaşayarak çevresindekilere anlatacağı ve insanları yönlendireceği tecrübeleri de kazanmış olur.

Mevcut düşünce kalıpları dışına çıkabilmek bir yetenektir.
Sonucun olumlu veya olumsuz olmasına bakmadan bu yetenekleri bulmamız ve desteklememiz gerekir. Bunu yaptığımızda belki yine sonuca ulaşamayacak olan çalışmalar olacaktır fakat 10 çalışmadan 1 tanesi sonuca ulaşırsa bu büyük bir değişim sağlayacaktır. Daha da önemlisi bu yaklaşımı benimseyebilirsek belki de birçok parlak düşünceli beyni kazanmış olacağız.     

Murat Atalar

MBA, Portfolio Manager

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yazarın Son 5 makalesi