IKIGAI – Hector Garcia, Francesc Miralles

…Japonlar herkesin bir IKIGAI si olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır.

Sohbetimizin  bir yerinde gizemli ikigai kelimesi çıkıverdi. Kabaca “ hep meşgul kalarak mutlu olma” olarak çevrilebilen bu Japonca kavram logoterapiye benzese de onun bir adım ötesindedir. Ayrıca Japonların, özellikle de her 100.000 kişiden 24.055’i 100 yaşın üzerinde olup küresel ortalamayı geçen Okinawalıların olağandışı uzun ömürlerini İkigai açıklayabilir. 

Varoluş sebebiniz nedir?
Japonlara göre, herkesin bir ikigaisi vardır. Fransız bir filozof buna raison d’etre diyebilir. Bazı insanlar kendi ikigailerini bulmuşken diğerleri hala arıyorlardır. Oysaki onu içlerinde taşırlar. İkigaimiz içimizdeki derinlerde saklıdır ve onu bulmak sabırlı bir arayış gerektirir. Okinawa’da, yani asırlık insanların en fazla bulunduğu adada doğan insanlar yeni bir güne başlama nedenimizin ikigaimiz olduğunu söyler.

Ne yaparsanız yapın emekli olmayın!
Japonya’da yaşarken fark ettiğimiz şaşırtıcı bir başka şey de insanların emekli olduktan sonra faal kalmaya devam etmeleridir. Aslında bir çok Japon asla gerçekten emekli olmuyor, sağlıkları izin verdiği sürece sevdikleri şeyleri yapmaya devam ediyorlar.

Japonca da, İngilizcede olduğu gibi “işi temelli bırakmak” anlamına gelen bir emeklilik sözcüğü yoktur. Ülkeyi çok iyi tanıyan national geographic muhabiri Dan Buettner’a göre hayatta bir amaca sahip olmak Japon kültüründe o kadar önemlidir ki bizim emeklilik tanımımız burada geçerli değildir.

Stres: uzun ömrün katili
Stres nasıl işler? Günümüzde insanlar hummalı bir hızla ve neredeyse sürekli bir rekabet halinde yaşıyor. Bu heyecan kasırgasında stres, bedenin potansiyel tehlike veya sorun gibi algıladığı bilgiye verdiği doğal tepkidir. Teorik olarak bu doğal bir tepkidir ve düşmanca ortamlarda hayatta kalmamızı sağlar. Stres sayesinde evrimin akışında karşılaştığımız zor durumlarla başa çıkabilmiş ve yırtıcılardan kaçabilmişizdir.

Algıladığımız tehditler gerçek olsun ya da olmasın, stres sadece endişeye neden olmakla kalmayıp aynı zamanda psikosomatik olan, sindirim sistemimizden cildimize kadar herşeyi etkileyen tanımlanması kolay bir durumdur.

Bu nedenle stresin bize verdiği zarardan kaçınmak son derece önemlidir ve bir çok uzman farkındalık üzerine pratik yapmayı önerir. Stres azaltma yönteminin esas dayanağı benliğe odaklanmadır: Alışkanlıkla koşullanmış olsalar bile tepkilerimizin tamamen bilincinde olmak için onları farketmeliyiz. Bu şekilde, şimdi ve burada olan anla temas kurar, kontrolden çıkan düşüncelerimizi sınırlandırırız.

Geçirdiği bir hastalık yüzünden akut strese yakalandıktan sonra hızlı yaşamını ter ederek sertifikalı bir farkındalık eğitmeni olan Roberto Alcibar: “bizi sonsuz bir döngüde yönlendiren otomatik pilotu devre dışı bırakmayı öğrenmeliyiz. Telefonda konuşurken ya da haberleri izlerken atıştıran insanları hepimiz biliriz. Az önce yedikleri omlette soğan olup olmadığını sorun, buna cevap dahi veremeyeceklerdir” der.

….Hepimizin ikigaisi farklıdır, ama ortak olan tek şey herkesin bir amaç edinmeye çalışmasıdır.

Modern yaşam bizi gerçek doğamızdan uzaklaştırır ve bir gayeden yoksun hayat sürmeye iter. Kuvvetli güçler ve teşvikler (para, güç, başarı, dikkat çekme) günlük bazda dikkatimizi dağıtır; yaşamınızı ele geçirmesine izin vermeyin.

Hayat çözülmesi gereken bir sorun değildir. Sadece etrafınızda sizi seven insanlar olsun ve sevdiğiniz şeylerle meşgul olun.

Ikigainin on kuralı:

  1. Aktif kalın emekli olmayın
  2. Ağırdan alın
  3. Midenizi tıka basa doldurmayın
  4. Çevrenizde iyi arkadaşlarınız olsun
  5. Gülümseyin
  6. Doğayla tekrar bağlantı kurun
  7. Anı yaşayın
  8. ….
  9. ...
  10. ...

Yorumlar  

+1 #1 Gülcan Berber Ayşe 04-03-2021 08:25
Emekli olmayın derken...
Alıntı